← Blog

4 dk

Çocuğunuzu Motive Etmeye Çalışırken Onu Neden Kaybediyoruz?

Bir ebeveyn olarak çocuğunuzun potansiyeline inanmak ve bunu ona söylemek çok doğal bir istektir. Ama bazı öğrenciler için sürekli "sen yapabilirsin" duymak, tuhaf bir şekilde baskı olarak hissedilir; çünkü "başaramazsam ne olacak" sorusunu da beraberinde getirir.

Motivasyonla ilgili en yaygın yanlış inanış, onun bir anahtar cümleyle tetiklenebileceğidir. Gerçekte motivasyon, küçük başarı deneyimlerinin üst üste birikmesiyle oluşur. Bir öğrenci ilk kez kendi kurduğu bir çalışma planını uygulayıp sonuç görürse, bu tek bir teşvik konuşmasından daha güçlü bir motivasyon kaynağı olur.

Bu yüzden ebeveynin rolü, motive etmekten çok, motivasyonun doğabileceği küçük deneyimler için alan açmaktır. "Bu hafta nasıl bir plan yapmak istersin?" sorusu, "Bu hafta böyle çalışacaksın" cümlesinden çok daha fazla sahiplenme yaratır.

Bir de şunu eklemek gerekir: her çocuk her dönem motive olmuş hissetmez, ve bu bir başarısızlık değildir. İniş çıkışlar normaldir. Asıl önemli olan, düşük motivasyon dönemlerinde bile küçük adımları sürdürebilecek bir düzenin var olması; çünkü düzen, motivasyon olmadığı günlerde de devam etmeyi mümkün kılar.

Koçlukta ailelerle konuştuğumuz temel fark budur: motivasyonu "vermek" değil, çocuğun kendi motivasyonunu üretebileceği bir ortam kurmak. Bu, daha sabırlı ama çok daha kalıcı bir yoldur.

Konuşmak ister misiniz?

Bu konuyla ilgili bir tanışma görüşmesi ayarlayabiliriz.

WhatsApp'tan Tanışma Görüşmesi Ayarla